Adalet Bakanı Akın Gürlek, suç ve suç örgütleriyle mücadelede taviz vermeyeceklerini, hükümlülerin yeniden topluma kazandırılması için de çalışmaların sürdürüleceğini söyledi.
Başkent Millet Bahçesi'nde düzenlenen İşyurtları Ankara Ürün ve El Sanatları Fuarı'nın açılışında konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, ceza infaz sisteminin yalnızca cezanın uygulanmasından ibaret olmadığını belirtti.
Gürlek, ceza infaz kurumunda bulunan kişilerin bir gün yeniden ailelerine ve topluma döneceğini ifade ederek, tahliye sonrasında hayatlarını kurabilmeleri için meslek, iş tecrübesi ve çalışma disiplini kazanmalarının önemine dikkat çekti.
İşyurtları Kurumu'nun 378 müdürlükle 200'ün üzerinde iş ve meslek kolunda faaliyet gösterdiğini belirten Gürlek, 31 Ağustos 2026 itibarıyla 56 bin 963 hükümlü ve tutuklunun çalışma ve mesleki eğitim faaliyetlerine katıldığını açıkladı. Bu faaliyetlerde 12 bin 635 personelin görev yaptığını söyledi.
Amaç yeniden suça yönelmeyi önlemek
Gürlek, hükümlülerin meslek sahibi olmasının ve tahliye sonrasında iş bulabilmesinin yeniden suça yönelmeyi önlemede önemli rol oynadığını belirtti.
Cezaevlerinde mesleki eğitimin yanı sıra manevi eğitim faaliyetlerinin de sürdüğünü aktaran Gürlek, geçen yıl 699 kişinin hafızlık eğitimini tamamladığını söyledi.
Adaletin; mahkeme kararlarının uygulanması, toplum güvenliğinin korunması ve mağdurların haklarının gözetilmesinin yanı sıra hükümlülerin yeniden topluma kazandırılmasını da kapsadığını belirten Gürlek, suç örgütleriyle mücadelede kararlı olduklarını vurguladı.
Gürlek, “Bir taraftan suç ve suç örgütleriyle mücadelede tavizsiz bir iradeyi sürdürürken, diğer taraftan hükümlülerin yeniden topluma kazandırılması için gerekli imkanları oluşturmaktan da hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz” dedi.
Yeni anayasa mesajı
Konuşmasında yeni anayasa çalışmalarına da değinen Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sivil ve demokratik yeni anayasa hedefini Türkiye Yüzyılı'nın önemli hukuk adımlarından biri olarak gördüklerini söyledi.
Gürlek, insan onurunu, temel hak ve özgürlükleri güvence altına alan ve milletin ortak iradesini yansıtan yeni ve sivil bir anayasanın Türkiye’nin demokratik birikimini güçlendireceğini ifade etti.