Muhittin Böcek’in oğlu Gökhan Böcek’in verdiği 8 sayfalık ek ifade gündeme oturdu. Böcek, ifadesinde CHP’de adaylık süreciyle ilgili para talep edildiğini öne sürerken, Veli Ağbaba hakkında dikkat çeken iddialarda bulundu.
Gökhan Böcek, ifadesinde Veli Ağbaba’nın kendisini aradığını ve babası Muhittin Böcek’in yeniden aday gösterilmesi süreciyle bağlantılı olarak 1 milyon avro talep edildiğini söylediğini iddia etti.
“Parayı sırt çantasıyla götürdüm”
İfadesinde dikkat çeken detaylara da yer veren Gökhan Böcek, topladığı parayı siyah bir sırt çantasına koyarak Ankara’ya götürdüğünü öne sürdü. CHP Genel Merkezi’nde ismini bilmediği bir kişiye teslimat yaptığını iddia eden Böcek, teslim sırasında Veli Ağbaba ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini de söyledi.
Böcek ayrıca, seçim sürecinde CHP Genel Merkezi’nin maddi destek taleplerinin olabileceğini babası Muhittin Böcek’in daha önce kendisine söylediğini savundu.
“Otobüs yardımı da istedik” iddiası
Gökhan Böcek, seçim döneminde otobüs alımı ve maddi destek konularında da Veli Ağbaba ile görüştüğünü ileri sürdü. İddiasına göre Ağbaba, “Zaten sizi büyükşehire aday yapıyoruz, bir de yardım mı yapacağız?” ifadelerini kullandı.
Veli Ağbaba ne demişti?
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ise daha önce yaptığı açıklamada Gökhan Böcek’i tanımadığını ifade etmişti. Ağbaba, oğul Böcek için "Görsem tanımam, bilmem, hiçbir iletişimim, tanışıklığım olmayan birisi" demişti.
İşte ifadedeki ilgili kısım;
Huzurunuzda, avukatım eşliğinde ek ifademi vermek istiyorum. Öncelikle 02/05/2026 tarihli önceki beyanımdaki hususlar hakkında daha detaylı açıklamalarda bulunmak istiyorum. Aradan geçen sürede, 02/05/2026 tarihli ifademde anlattığım konuyla alakalı bazı hususları kısmen de olsa daha detaylı şekilde hatırladığım için dilekçe göndermem söz konusu oldu. Şu an alınacak beyanımda önceki beyanımla farklılık arz eden konular olabilir ancak benim şu an alınan ifadem çerçevesinde konunun değerlendirilmesini talep ediyorum.
02/05/2026 tarihli ifademde de dile getirdiğim üzere, tekrar ifade etmek gerekirse önemli gördüğüm için şunu tekrar belirtmek isterim: Veli AĞBABA ile yaptığım bir görüşmede kendisi bana seçim için yardım talebinde bulunmuş, karşılığında “Biz sizi zaten belediye başkan adayı yapıyoruz, bir de yardım mı yapacağız?” beyanında bulunmuştu.
02/05/2026 tarihinde vermiş olduğum ifademde, Veli AĞBABA’nın beni arayarak “Özgür ÖZEL’in talimatıyla aradığını ve partiye babamın Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı yapılmasına ilişkin 1 milyon euro istediğine” dair açıklamalarda bulunduğunu söylemiştim. Ben de bu görüşmede Veli AĞBABA’ya “Parayı ayarlayınca sizi arayacağım” dedim. Veli AĞBABA beni FaceTime veya WhatsApp üzerinden aramış olabilir ancak bu görüşme normal telefon hattı üzerinden yapılmamıştır.
Bunun üzerine babam Muhittin BÖCEK’e bu konuyu ilettim ve Veli AĞBABA’nın aradığını, Özgür ÖZEL’in talimatıyla partiye 30 milyon TL para istediğini söyledim. Babam da bana karşılık olarak “Gereğini yap” şeklinde cevap verdi. Ancak paranın nasıl hazırlanacağı konusunda detaylı bir konuşma yapmadık. Babam da bu konuda bana herhangi bir şey söylemedi.
Zaman zaman babamla bir araya geldiğimizde bu konularla ilgili konuştuk ancak CHP Genel Merkezi’ne götürülecek para konusuyla ilgili sonrasında bir konuşma yapmamız söz konusu olmadı. 2024 yerel seçim süreci öncesinde, babam adına seçim işlerini ben de takip ettiğim için Antalya ili genelinde bulunan bazı esnaf ve iş insanları benimle bizzat veya telefonla görüştüklerinde seçim için gereken yardımı yapacaklarını zaten söylemişlerdi.
Bu nedenle Veli AĞBABA ile yaptığım görüşme sonrasında, seçim süreci öncesinde beni arayan ancak şu an isimlerini hatırlayamadığım pek çok esnaf ve iş insanıyla bir araya gelip kendilerinden Veli AĞBABA’ya götürmek üzere toplamak amacıyla euro veya dolar cinsinden paralar aldım. Bu paraları aldığım esnaf ve iş insanlarının isimlerini aradan geçen uzun süre nedeniyle hatırlayamıyorum.
Bu şekilde topladığım euro cinsi paralar yaklaşık olarak TL karşılığı 30 milyon TL’ye ulaşınca Veli AĞBABA’yı telefonundan aradım. Veli AĞBABA’nın cep telefon numarası bende vardır. Dediğim gibi, seçim sürecinde bulunduğumuz için partiye seçim çalışmasında yardımcı olmak isteyen iş insanları beni aradı. Ben de yalnız başıma ya da şoförümle birlikte iş insanlarının bulunduğu iş yerlerine giderek paraları aldım. İş insanları genellikle bana bu yardımı euro veya dolar olarak verdi. Ancak ben iş insanlarına mümkünse euro olarak vermelerini söyledim. Bunun sebebi, euro cinsi paranın miktar itibarıyla daha az yer kaplayacağı ve taşınmasının daha kolay olacağını düşünmemdi.
Ankara’ya bu parayı götürmek ve Veli AĞBABA’ya teslim etmek için hazırladım. Kaç deste para olduğunu hatırlamıyorum. 100, 200 ve 500’lük euro banknotlarından oluşan yaklaşık 1 milyon euroyu siyah sırt çantama koydum. Bu sırt çantasını bir mağazadan rastgele aldım. Markasını hatırlamıyorum ancak renginin siyah olduğundan eminim. Hatta geri getirmeyeceğim için ucuz bir sırt çantası aldığımı hatırlıyorum.
Parayı hazırladığımda Veli AĞBABA’yı WhatsApp veya FaceTime üzerinden aradım. Hangi uygulama olduğunu şu an hatırlamıyorum ancak internet tabanlı bir uygulamaydı. Bu tarz görüşmeleri normal telefon hattı üzerinden yapmamız mümkün değildi. Telefonda Veli AĞBABA ile yaptığım görüşmede, kendisi benden 30 milyon TL istediği için o an elimde bulunan euro cinsi paranın günün kuruna göre karşılığı 900 küsur bin euro yapıyordu. O tarihte elimde bulunan ve topladığım euro cinsi paranın, o günkü 32,75 TL’lik euro kuru üzerinden değeri 900 küsur bin euroya denk geliyordu.
Bu konu hakkında beyan vereceğim zaman avukatım aracılığıyla yaptığımız araştırmada o günün euro kurunun 32,75 TL olduğunu öğrendiğimiz için bu şekilde ifade etmeye çalıştım. Bunu Veli AĞBABA’ya söyledim. O da bana “1 milyon euroya tamamla, getir” dedi. Bu konuşma 07/01/2024 ya da 08/01/2024 tarihinde gerçekleşmiştir.
Veli AĞBABA, Özgür ÖZEL’in talimatıyla aradığını ve 1 milyon euronun babam Muhittin BÖCEK’in aday olarak gösterilmesi karşılığında istendiğini, aday olmasını istiyorsa bu parayı vermesi gerektiğini bana söyledi. Ben de bunu babama ilettim. Babam da gereğini yapmamı söyledi. Aramızda bu şekilde bir görüşme geçmiştir.
Bu konuşmayı yaptıktan sonra bahsettiğim şekilde topladığım paraları ifade ettiğim siyah renkli sırt çantasının içine evimde yerleştirdim ancak bunu yaptığımı evde kimse görmedi. Bu paraları zaten önceden topladıktan sonra evimde bulunan masa çekmecesinde muhafaza ediyordum. Paraları doğrudan çantanın içine koydum. Koyduğum euro cinsi paralar 100, 200 ya da 500 euroluk banknotlar şeklindeydi ancak hangi banknottan ne kadar bulunduğunu hatırlamıyorum. Bu nedenle paraların hazırlanması sırasında oluşan deste sayısını da hatırlamam mümkün değildir.
Paraların içerisinde bulunduğu başka bir çanta veya poşet yoktu. Çantayı herhangi biri açsa içerisindeki paraları doğrudan görebilirdi. Bu paralar haricinde çantanın içinde kendime ait bir adet iPad bulunuyordu. Bunun dışında başka bir şey yoktu.