Ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses’in Çeşme’de sahne aldığı gecede çocuklarına yönelik söylediği sözler gündem oldu. Gazeteci Mehmet Karabel, Son Mühür’de kaleme aldığı köşe yazısında Tatlıses’in hayatından kesitlere yer verirken, sanatçının evlatlarına yaptığı duygusal çağrıyı okuyucularıyla paylaştı.

Türk müziğinin önemli isimlerinden İbrahim Tatlıses, Çeşme Günay’da gerçekleştirdiği sahne programında yalnızca şarkılarıyla değil, özel hayatına ve ailesine ilişkin açıklamalarıyla da dikkat çekti. Sanatçının çocuklarına seslenerek yaptığı birlik ve beraberlik çağrısı, gecenin en duygusal anlarından biri oldu.

Manisa’da pedallar temiz çevre ve sağlıklı yaşam için çevrildi
Manisa’da pedallar temiz çevre ve sağlıklı yaşam için çevrildi
İçeriği Görüntüle

Gazeteci Mehmet Karabel, Son Mühür internet sitesinde yayımlanan köşe yazısında, Tatlıses’in müzik kariyerini, geçmişte yaşadığı ilişkileri ve ailesine yönelik mesajlarını değerlendirdi.

“BİR GÜN ÖLÜRSEM SİZİ SİZE EMANET EDİYORUM”

Karabel’in aktardığına göre İbrahim Tatlıses, Çeşme’deki sahne programında çocuklarına seslenerek aralarındaki bağın kopmamasını istedi.

Ünlü sanatçı, evlatlarına yönelik şu ifadeleri kullandı:

“Bir gün ölürsem sizi size emanet ediyorum… Kardeşler olarak birbirinize sahip çıkın, aranızda düşmanlık olmasın…”

Tatlıses’in bu sözleri, Karabel tarafından bir vasiyet niteliğinde değerlendirildi. Gazeteci, sanatçının çocuklarına yönelik mesajının gecede seslendirdiği şarkılardan bile daha fazla dikkat çektiğini ifade etti.

MEHMET KARABEL: “İBRAHİM TATLISES’İN BİR YEDEĞİ YOK”

Köşe yazısında Tatlıses’in Türk müzik dünyasındaki yerine de değinen Mehmet Karabel, ünlü sanatçının benzersiz bir sese sahip olduğunu vurguladı.

Tatlıses’i Münir Nurettin Selçuk’tan sonraki en büyük seslerden biri olarak nitelendiren Karabel, “En vahim yanı, İbo’nun bir yedeği yok!” ifadelerini kullandı.

Karabel, sanatçının yaklaşık yarım asırlık müzik kariyeri boyunca milyonlarca insanın hayatına dokunduğunu ve Türkiye'nin müzik tarihinde önemli bir iz bıraktığını belirtti.

TATLISES’İN ÖZEL HAYATINI DA KALEME ALDI

Mehmet Karabel, yazısında İbrahim Tatlıses’in şöhrete ulaşmadan önceki yıllarından başlayarak özel hayatına da geniş yer ayırdı.

Sanatçının Adalet Tatlıses, Perihan Savaş, Derya Tuna, Asena ve Ayşegül Yıldız ile yaşadığı ilişkileri hatırlatan Karabel, Tatlıses’in geçmişte kamuoyuna yansıyan tartışmalı açıklamalarını ve yaşanan olayları da gündeme taşıdı.

Karabel, özellikle Perihan Savaş’a yönelik şiddet olayına değinerek Tatlıses’in geçmişte kadınlara ilişkin kullandığı şiddeti meşrulaştıran ifadeleri eleştirdi. Ünlü sanatçının bu açıklamalarına rağmen popülerliğinin devam etmesini de sorguladı.

YEDİ ÇOCUĞUNA KARDEŞLİK ÇAĞRISI

Tatlıses’in aile hayatını da değerlendiren Karabel, sanatçının yedi çocuğu ve torunlarına dikkat çekti.

Tatlıses’in Ahmet, Gülden, Gülşen, Melek Zübeyde, İdo, Elif Ada ve Dilan Çıtak isimli çocuklarını hatırlatan gazeteci, ünlü sanatçının sahneden verdiği mesajın aile içindeki birlik ve beraberliğe yönelik olduğunu vurguladı.

Karabel, özellikle Tatlıses’in çocuklarının birbirlerine sahip çıkmalarını istemesinin, geceye damga vuran en önemli açıklamalardan biri olduğunu belirtti.

HÜLYA AVŞAR’A DA ÖZEL YER AYIRDI

Mehmet Karabel, köşe yazısında Tatlıses’in geçmişte İstanbul Kuruçeşme Açıkhava’da verdiği konserden de bir anıyı paylaştı.

Tatlıses’in sahnede Hülya Avşar’ın kendisini sık sık aradığını anlattığını aktaran Karabel, sanatçının Avşar için kullandığı “Hülya böyledir, Hülya candır, Hülya tektir, Hülya yârdır, Hülya değerdir” sözlerine yer verdi.

Bu sözlerin Tatlıses’in geçmişte hayatında önemli yer tutan isimlerle bağlarını sürdürdüğünü gösterdiğini belirten Karabel, sanatçının duygusal anlarını okuyucularına aktardı.

ÇEŞME GECESİNDE ŞARKILARDAN ÇOK SÖZLERİ KONUŞULDU

Yazısının sonunda Tatlıses’in Çeşme sahnesindeki performansını değerlendiren Karabel, sanatçının yıllara meydan okuyan sesi ve sahne performansıyla izleyicilerini etkilediğini ifade etti.

Ancak Karabel’e göre gecenin en unutulmaz anı, Tatlıses’in söylediği türküler değil, çocuklarına bıraktığı duygusal mesaj oldu.

Kaynak: sonmühür