ASAYİŞ

Kahraman muhtar, 3 yaşındaki çocuğu ölümden kurtardı

İzmir'in Bornova ilçesinde annesiyle birlikte geldiği muhtarlıkta boğazına şeker kaçarak nefessiz kalan 3 yaşındaki çocuğun imdadına, Atatürk Mahallesi Muhtarı Mehmet Canbolat yetişti. Annenin panikleyip çaresiz kaldığı anlarda soğukkanlılığını koruyan Muhtar Canbolat, yıllar önce aldığı ve kurumların destekleriyle pekiştirdiği ilk yardım eğitimi sayesinde zamanında müdahale etti. O anlar güvenlik kamerası tarafından da kaydedildi.

İzmir'in Bornova ilçesinde annesiyle birlikte geldiği muhtarlıkta boğazına şeker kaçarak nefessiz kalan 3 yaşındaki çocuğun imdadına, Atatürk Mahallesi Muhtarı Mehmet Canbolat yetişti. Annenin panikleyip çaresiz kaldığı anlarda soğukkanlılığını koruyan Muhtar Canbolat, yıllar önce aldığı ve kurumların destekleriyle pekiştirdiği ilk yardım eğitimi sayesinde zamanında müdahale etti. O anlar güvenlik kamerası tarafından da kaydedildi.

Olay geçtiğimiz günlerde Bornova ilçesi Atatürk Mahallesi'nde meydana geldi. Muhtarlığa işlem yaptırmak üzere gelen bir ailenin 3 yaşındaki çocuğunun boğazına şeker kaçtı. Nefessiz kalarak morarmaya başlayan çocuğun hayatını, Mahalle Muhtarı Mehmet Canbolat'ın soğukkanlılıkla uyguladığı Heimlich manevrası kurtardı. Ölümle burun buruna gelen çocuğun hayata tutunduğu o can pazarı anları güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.

Olay anında evrak işleriyle ilgilenen Muhtar Canbolat, annenin çırpınışlarını ve çocuğun nefes alamadığını fark eder etmez masasından fırladı. Çocuğu annesinin kucağından alan Canbolat, profesyonel bir şekilde uyguladığı ilk yardım taktiğiyle boğazdaki şekerin çıkmasını sağladı.

"Küçük çocuğa şeker verilmemesi için uyarmıştım"
Olay anını anlatan Atatürk Mahallesi Muhtarı Mehmet Canbolat, tehlikenin aslında göz göre göre geldiğini belirtti. Canbolat, süreci şu sözlerle anlattı: "İki bayan, yanlarında üç çocukla birlikte muhtarlığımıza geldiler. Burada evrak işleri vardı. Çocuklar gürültü yapınca, büyük çocukların ellerine şeker verildi ki dışarı çıkıp oyalansınlar, biz de rahat konuşalım. O esnada yanlarında küçük bir kız çocuğu daha vardı. Ben özellikle bu küçük çocuğa şeker vermemeleri konusunda kendilerini tembih ettim. Çünkü bu tür boğulma vakaları herkesin başına gelebilecek tehlikeli şeyler. Ancak ben arkamı dönüp evrak işleriyle uğraşırken, bir anlık dalgınlıkla çocuk annesinden o şekeri almış."

"Çocuğun morarmaya yakın kızardığını gördüm"
Olay anındaki paniği ve müdahalesini anlatan kahraman muhtar, "O gün gerçekten korkudan hepimizin eli ayağı titredi. Annesinin, çocuğun sırtına vurduğu anı duyunca hızla arkamı döndüm. Bir anda çocuğun morarmaya yakın bir şekilde kızardığını, nefessiz kaldığını gördüm. Annesi panik halindeydi. Hemen çocuğu kucağından aldım ve hepimizin bilmesi gereken o Heimlich hareketiyle çok şükür çocuğumuzun boğazından şekeri çıkardık ve hayata tutunmasını sağladık" dedi.

İlk yardım vurgusu: "Giden canın geri dönüşü yok"
Yaptığı hayat kurtaran müdahalenin tesadüf olmadığını, geçmişte aldığı eğitimlerin bir sonucu olduğunu vurgulayan Canbolat, tüm vatandaşlara ilk yardım çağrısında bulundu. Canbolat, "Yaklaşık 15 yıl öncesinde böyle bir profesyonel eğitim almıştım. Kaymakamlığımız ve belediyemiz sağ olsun, bu konuda biz muhtarlara destek veriyor; rutin olarak sağlık ve ilk yardım eğitimleri alıyoruz. Ancak geçmişte aldığım profesyonel eğitimlerin de bu reflekste büyük etkisi oldu. Her bir vatandaşımızın bu konuda bilinçli olması ve ilk yardım eğitimini kesinlikle alması gerekiyor. Çünkü giden canın geri dönüşü yok, Allah korusun. Küçük ya da ufak gördüğümüz şeyler, aslında hayatımızda ne kadar büyük önem taşıdığını bu olayla bir kez daha kanıtladı. O anda yapılabilecek ilk müdahaleleri bütün vatandaşlarımızın bilmesi şart. Ben de elimden geleni yaptım. Çok şükür kazasız, belasız güzel bir sonuç aldık ve mutluyuz" diye konuştu.

"Artık muhtarlığımızda şeker tutmayacağız"
Yaşanan bu acı tecrübenin ardından muhtarlık ofisinde radikal bir karar aldığını belirten Canbolat, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu olay bizim için de çok büyük bir tecrübe oldu. Kesinlikle şeker diye bir şey yok artık hayatımızda. Buraya küçük çocuklar da, büyük çocuklar da geliyor. Biz büyüklere uygun olduğu için ikram etme taraftarıydık ama bu olaydan sonra artık kesinlikle muhtarlığımızda şeker tutmayacağız. Vatandaşlarımızdan da bu konuda anlayış bekliyoruz."