manisahaberleri.com köşe yazarı Saruhan Simsaroğlu, kaleme aldığı köşe yazısında Manisa'nın üretim ve ihracattaki gücüne rağmen hâlâ bağımsız bir Sanayi Odası'na sahip olmamasını eleştirdi. Sanayicilerin ticaret erbabından farklı ihtiyaçlara sahip olduğuna dikkat çeken Simsaroğlu, Manisa'da Sanayi Odası kurulmasının artık bir tercih değil, kentin geleceği açısından zorunluluk haline geldiğini vurguladı.

İşte o köşe yazısı:

"Türkiye’nin batısına baktığımızda Ege’nin sanayide yıldızlaşan ili kuşkusuz Manisa’dır. Sadece Ege’nin değil, Türkiye’nin de en güçlü organize sanayi bölgelerinden biri olan Manisa, dünya markalarının fabrikalarına ev sahipliği yapıyor. Yatırım çeken, üretim yapan, ihracat hacmiyle övünen bir şehir söz konusu. Ancak bir garip çelişki var; Manisa hâlâ tek bir çatı altında, yani Ticaret ve Sanayi Odası olarak temsil ediliyor.

Aydın gibi sanayisi bizden çok daha zayıf olan bir kentin dahi sanayi odası var.

Denizli’ye bakıyorum, tekstil, mermer, ihracat… Onun da sanayi odası var.

Sadece Ege değil.
Gaziantep’e bakın: Gıda, tekstil, makine ihracatıyla Türkiye’nin dünyaya açılan kapısı olmuş. Kendi Sanayi Odası var.

Kayseri’ye bakın: Mobilyası, metali, tekstiliyle güçlü bir Anadolu sanayi kenti. Onun da Sanayi Odası var.

İzmir'de, Adana'da, Konya'da, Eskişehir'de, Sakarya'da da var.

Peki Manisa’mız?
Türkiye’nin en güçlü organize sanayi bölgelerinden birine sahip olan, beyaz eşyadan otomotive, gıdadan elektroniğe üretimin merkezi olan Manisa’da hâlâ bir Sanayi Odası yok.

Manisa hâlâ “Ticaret ve Sanayi Odası” tabelası altında idare ediliyor.

Manisalı Belinay'dan 9 madalyalık sezon
Manisalı Belinay'dan 9 madalyalık sezon
İçeriği Görüntüle

Şimdi bir düşünün.
Bir tarafta fırıncı var, giyim mağazası var, tüccar var.
Diğer tarafta milyonlarca dolarlık yatırımla fabrika kurmuş, ihracat yapan sanayici var.
İkisini aynı masaya oturtuyorsunuz, aynı gündemde konuşturuyorsunuz.

Fırıncı odun fiyatlarından, kiradan yakınıyor.
Sanayici enerji maliyetinden, lojistikten, küresel rekabetten bahsediyor.
Bu iki gündem nasıl aynı olabilir?

Manisa, Türkiye’nin üretim liginde en üst sıralarda oynuyor. Ama temsil gücü amatör kümede.
Çünkü sanayici kendi dilinden konuşacak bir odadan yoksun.

Mesele küçük değil.
Sanayi Odası demek, Ankara’da ayrı bir ses demek.
Sanayi Odası demek, yatırımcının, ihracatçının, üreticinin masada doğrudan söz hakkı demek. Manisa’da olmaması gerçekten trajikomik.

Çünkü sanayicinin dilinden sanayici anlar. Son derece başarılı bir yönetim ile Manisa Organize Sanayi Bölgesi belki bir miktar bu açığı kapatmaya çalışıyor ama bu tecrübelerin artık bir odaya aktarılması şart.

Manisa’da Sanayi Odası kurulması sadece bir ihtiyaç değil zorunluluktur. Bu adım, kentin üretim gücünü daha kurumsal bir zemine taşıyacak, Ankara'da Manisa'nın sesini güçlendirecektir. Aksi halde, Türkiye’nin en güçlü organize sanayi bölgelerinden birine sahip bir şehrin, kendi sanayicisine ayrı bir temsil imkânı sunamaması, büyük bir çelişki ve mantık dışı olarak kalmaya devam edecek.

Mesele sadece bir tabela değişikliği değil. Mesele Manisa’nın büyüyen, küresel ölçekte rekabet eden sanayisinin hakkını vermek. Bunun yolu da Sanayi Odası’ndan geçiyor."