Memleket Partisi sürecinin ardından yeniden CHP’ye dönen Muharrem İnce, parti içinde yaşanan "arınma" ve "direnme" krizine dair çok konuşulacak bir çıkışa imza attı. Hakan Bayrakçı’ya mesaj gönderen İnce, CHP genel başkanının delegeler değil, doğrudan parti üyeleri tarafından seçilmesi gerektiğini savunarak, "Kimsenin yanında değilim, partide abilik yapmak istiyorum" dedi.
SONAR Araştırma Başkanı Hakan Bayrakçı’nın aktardığı bilgilere göre Muharrem İnce, CHP’de genel başkanın delegeler tarafından değil, doğrudan parti üyelerinin oylarıyla seçilmesi gerektiğini savundu. İnce’nin, mevcut delege sisteminin kaldırılarak tüm üyelerin katılım sağlayacağı bir seçim modelinin hayata geçirilmesini önerdiği belirtildi.
Parti içinde yaşanan gerilimlerde herhangi bir tarafın yanında yer almadığını ifade eden İnce’nin, “Kimsenin yanında değilim, sadece partime ve örgütüme abilik yapmak istiyorum” mesajını verdiği aktarıldı. İnce, CHP’nin yeni bölünmelere değil birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğunu dile getirdi.
“Kimsenin partililiği tartışılmamalı”
Parti içindeki kutuplaşmanın sona ermesi gerektiğini vurgulayan İnce, CHP’de herkesin ortak hedef etrafında buluşmasının önemine dikkat çekti. Parti üyelerinin iradesinin doğrudan sandığa yansımasının daha demokratik bir yöntem olacağını savunan İnce’nin, genel başkanlık yarışlarının da bu yöntemle yapılmasını istediği ifade edildi.
“CHP saray rejiminin kurduğu tuzağa düştü”
Muharrem İnce, hafta içerisinde yaptığı yazılı açıklamada da CHP’de yaşanan tartışmalara değinmişti. İnce açıklamasında, “Nerede durduğumu soranlara cevabımdır: CHP’nin yanındayım” ifadelerini kullanırken, parti içindeki sert tartışmaları eleştirdi.
İnce, “Ne yazık ki CHP, saray rejiminin kurduğu tuzağa düşmüştür. ‘Arınma’ ve ‘direnme’ kavramları etrafında, CHP’yi parçalanmaya taşıyan anlamsız, gereksiz ve talihsiz bir kavga yürütülmektedir” değerlendirmesinde bulundu.
Parti içi enerjinin iktidar mücadelesine yöneltilmesi gerektiğini savunan İnce’nin açıklamaları, CHP’de devam eden liderlik tartışmaları sürerken yeni bir tartışma başlığı oluşturdu. Özellikle genel başkanın tüm üyeler tarafından seçilmesi önerisinin, parti tabanında nasıl karşılık bulacağı merak konusu oldu.