20 Şubat akşam saatlerinde, Myanmar’ın Myitkyina kentindeki Myitkyina Havalimanı’nda Mandalay seferi için yolcu alımına başlayan Myanmar National Airlines’a (MNA) ait ATR 72-600 tipi pervaneli yolcu uçağı, aniden ortaya çıkan kamikaze bir dronun saldırısına uğradı. Olayda can kaybı yaşanmazken, uçakta maddi hasar meydana geldi. İlk incelemelere göre saldırıda kullanılan dronun, RPG-7 tipi roket mühimmatı taşıdığı tespit edildi.
IATA Dron Tehlikesine Dikkat Çekmişti
Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), 2025 yılı güvenlik raporunda özellikle iniş ve kalkış esnasında havalimanları çevresinde tehdit oluşturan kamikaze dronlara karşı uyarılarda bulunmuştu. Raporda, iz bırakmamak amacıyla “hayalet gemilerden” havalandırılabilen dronların yolcu uçaklarına karşı kullanılabileceği senaryolarına yer verilmiş, bu risk doğrultusunda güvenlik önlemlerinin artırılması tavsiye edilmişti.
Nitekim son yıllarda dron tehlikesi nedeniyle Avrupa’da bazı havalimanlarında uçuşlar geçici olarak durduruldu. Kopenhag Havalimanı, Oslo Havalimanı, Aalborg Havalimanı, Hannover Havalimanı, Gatwick Havalimanı, Kazan Havalimanı ve Nizhnekamsk Begişevo Havalimanı bu kapsamda operasyonlarını geçici olarak askıya alan meydanlar arasında yer aldı.
Pist Başında Güvenlik Önlemleri Yeterli mi?
Kritik öneme sahip uçak ve havayollarının iniş-kalkışlarında, pist çevresindeki hakim noktalarda kolluk kuvvetlerinin konuşlandırılması uzun süredir uygulanan bir güvenlik tedbiri. Bu yöntemle, omuzdan atılan roket gibi “personelli” saldırıların önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Ancak Myanmar örneğinde olduğu gibi roket mühimmatının doğrudan kamikaze bir drona entegre edilmesi ve uzaktan kumanda ile yönlendirilmesi, mevcut güvenlik konseptinin yetersiz kalabileceğini ortaya koyuyor. Uzmanlara göre bu yeni tehdit tipine karşı, pist çevresinde görev yapan güvenlik birimlerinin dron tespit ve etkisiz hale getirme sistemleriyle (anti-dron teknolojileri) donatılması kaçınılmaz hale geldi.
İş Jetleri de Risk Altında
Havalimanı otoriteleri, benzer bir risk durumunda uygulanacak acil eylem planlarını büyük ölçüde güncelledi. Ancak radar izine yakalanmadan hareket edebilen “hayalet kamikaze” dronlara karşı tehdit tamamen ortadan kaldırılmış değil.
Bu nedenle yalnızca tarifeli ticari havayolları değil, özel jet operatörleri ve iş jeti pilotlarının da olası bir dron saldırısı anında uygulanacak prosedürler konusunda özel eğitim ve farkındalık programlarına dahil edilmesi gerektiği değerlendiriliyor. Havacılık güvenliğinde yeni dönemin en kritik başlıklarından biri, konvansiyonel tehditlerden ziyade asimetrik ve teknolojik risklere karşı hazırlık olacak gibi görünüyor.




