Bir şehrin Ticaret ve Sanayi Odası, tabelasında yazan isimden ibaret değildir. O oda; ticaret erbabının, sanayicinin, ihracatçının ve yatırımcının ortak sesi olmak zorundadır.
Üyeler aidatını öder, yatırım yapar, istihdam yaratır ve temsil edildiği kurumdan doğal olarak sonuç bekler.
Peki geride kalan dört yılda bu beklentilere ne kadar karşılık verildi?
Dört yılın sonunda akıllarda büyük projelerden, çözülen kronik sorunlardan veya Manisa ekonomisini değiştiren girişimlerden çok; toplantılar, ziyaretler, kabuller ve fotoğraflar kalıyorsa, burada ciddi bir muhasebe yapmak gerekir.
Elbette misafir ağırlanacak, ziyaretler yapılacak, toplantılar düzenlenecek. Ancak bunlar icraatın kendisi değil, icraatın yanında yürütülen faaliyetlerdir.
Sanayicinin maliyeti artıyor, ihracatçı rekabet gücünü kaybediyor, KOBİ finansmana ulaşmakta zorlanıyor, lojistik ve nitelikli eleman sorunları büyüyorsa; odanın görevi bu sorunları gündeme taşımak ve çözüm için mücadele etmektir.
Fotoğraf vermek kolay, sonuç üretmek zor
O halde geriye dönüp sormak gerekiyor:
Dört yılda hangi sorun çözüldü, hangi yatırımın önü açıldı ve hangi proje “Bunu Ticaret ve Sanayi Odası yaptı” dedirtecek somut bir sonuç ortaya koydu?
İşte asıl mesele burada.
Yeni bir seçim süreci yaklaşırken mevcut başkanın yeniden adaylık için çalışmalar yaptığı kulislerde konuşuluyor. Yeniden aday olmak elbette herkesin hakkı. Ancak aday olan herkesin önce geçmiş dört yılın hesabını vermesi gerekir.
Çünkü “üyelerimizin yanındayız” demek kolaydır.
Asıl mesele, dört yıl boyunca ne yapıldığıdır.
Ticaret ve Sanayi Odası başkanlığı bir prestij makamı olabilir. Ancak her şeyden önce bir sorumluluk makamıdır.
Manisa'nın iş dünyası artık yalnızca protokol fotoğrafı görmek istemiyor.
Sonuç görmek istiyor.
Sorunlarının dinlenmesini değil, çözülmesini; toplantı yapılmasını değil, sonuç alınmasını istiyor.
Hesap verme zamanı
Seçim sandığı öncesinde üyelerin soracağı soru aslında çok basit:
“Dört yıl önce ne vaat edildi, bugün ne yapıldı?”
Ve belki de en önemlisi:
Manisa iş dünyası bugün dört yıl öncesinden daha güçlü mü?
Bir makamın değeri, o koltukta kaç yıl oturulduğuyla değil, o makamdan şehir için ne üretildiğiyle ölçülür.
Manisa'nın iş dünyası daha fazla fotoğraf değil, daha fazla icraat; daha fazla söz değil, daha fazla sonuç istiyor.
Çünkü koltuklar kişilere ait değildir.
Koltuklar emanettir.